30Eyl
2014
0
pic3

TEKNOLOJİ VE ÇOCUK

Günümüzde teknolojinin nimetlerinden yararlanmamak, gelişmelerden haberdar olmamak mümkün değil. Aslını sorarsanız kendimizi, hayatı kolaylaştıran ve çağın getirisi olan gerçeklerden mahrum bırakmakta bir bakıma işlevsel değil zaten.  Ancak hassasiyet, günümüz bireylerinin bu ürünleri ne için, ne sıklıkla, kaç yaş itibari ile kullanmakta olmaları ile ilgili.  Yetişkinler için de birçok risk faktörü bulundurması ile birlikte, burada teknolojinin çocuk ile ilişkisine, teknoloji çağında yetişen çocukların kazanımları, kayıpları ve ebeveynlerin neye, ne zaman, ne kadar müsaade etmelerinin daha uygun olacağına değinmeye çalışacağım.

Doç. Dr. Şafak Nakajima bir yazısında şöyle demiş; ‘Gelişmiş ülkelerle az gelişmiş ülkeler arasındaki fark, birinin teknoloji geliştirmesi ve diğerinin de o teknolojiyi tüketmesinden ibaret değil.  Gelişmiş ülkeler, geliştirdikleri teknolojinin, insana etkilerini araştırıp, kullanımını düzenleyici kurallar üzerinde çalışırken, az gelişmiş ülkeler, en yeni teknolojiyi kontrolsüzce tüketmeyi, bir gelişmişlik ölçüsü ve prestij unsuru olarak algılıyorlar.’  Kesinlikle katılıyorum!!!

Küçük yaş çocuklarının erişebilmekte olduğunu gözlemlediğim teknoloji ürünlerini örneklendirecek olursak; akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar, tablet/telefon/bilgisayar oyunları ve internet kullanımı diyebiliriz.

Peki o halde küçük yaş çocuklarının bu örneklendirdiğimiz teknoloji ürünleri ile erken yıllarda haşır neşir olmalarının zararlarını örneklendirmeyi deneyelim;

  • Erken yaşlarda dil, motor, bilişsel ve sosyal gelişim alanlarına dair kazanımlar tam anlamı ile tamamlanmadığından ve bu yılların en hızlı ve kalıcı öğrenmenin ve beceri kazanımlarının edinildiği yıllar olduğundan, bu ürünlerin kolay kullanımı, fiziksel aktiviteleri kısıtlayıcı etkileri, bireyselleştirici yapıları ve  kendini sözel olarak ifade etmeye dair gereksinim yaratmamaları önemli zararlarındandır.  Biraz açacak olursak;
  • Sürekli elinde tablet, koltukta oturan çocuk hareket etmemekte ve yapılan araştırmalarında desteklediği gibi obezite riskini arttırmaktadır.
  • Çocuklar yalnız kalabilme, kendilerini oyalayabilme becerilerini gün be gün kaybetmektedirler.
  • Her şey önlerine yapılandırılmış bir şekilde sunulduğundan ve ‘özendirici’ birçok içerik olduğundan yaratıcılıkları ciddi seviyede azalmaktadır.
  • Günümüzde birçok anne baba, çocuğu daha 2 yaşındayken nasılda gözleyip akıllı telefonu parmağı ile kaydırıp açabildiğine sevinmekte.  Ne yazık ki!  Sevindiğiniz şey, son teknoloji! Son teknoloji dediğimiz şey ise insan gücünü minimuma indirme gayesi değil mi?  Yani zaten bu ürünler kolay kullanımı olan, herkesin erişebileceği ve kolaylıkla kullanabileceği sistem ve boyutta yaratılmakta değil mi?.  Kendimizi kandırmayalım lütfen.
  • Ekranlarda sürekli değişen ses ve renk efektleri çocukların ilgisini çekmekte ve oyuna devam etmelerini sağlamakta, ancak gerçek hayatta odaklanma sürelerini ciddi ölçüde düşürmekte.
  • Çocukların sorunsuz, kaprissiz, onları eleştirmeyen ve onlara keyifli vakit geçirttiren bu ürünler neredeyse bir sanal akran olmakta ve çocukları gerçek sosyal ilişki kurma ihtiyacından uzaklaştırmaktadır.  Sosyal ilişkileri azalan çocuklar içe kapanmakta, dil gelişimleri sekteye uğramakta ve ileriye dönük teknolojiye dair ‘bağımlılık’ geliştirme riski teşkil etmektedir.

Sonuca gelecek olursak, önce şunu fark edelim istiyorum; çocuklar tutturmuyorlar işin temelinde, biz yetişkinler kolay yolu seçiyoruz.  İş çıkışı restoranda ağlayan ya da yemeğini bitirip eve dönelim diye tutturan çocuğunuzun eline telefon ya da tablet vermek en kolay çözüm değil mi?

Haklısınız, hayat zor, anne babalar yorgun ve çocuklarda çevrelerinde gördüklerini istiyorlar.  Sizler de ‘‘Hayır’ dediğimde mahrum mu bırakmış olacağım?’ ya da ‘Neden benim çocuğum eksik kalsın?’ diye düşünüyor olabilirsiniz.  Ancak evlatlarınız için ileriye dönük sağlam yatırımlar yapmak istiyorsanız, lütfen manevi maliyet analizi yapın.  Şu an ‘hayır’ dediklerinizin ‘asla’ anlamına gelmediğini önce siz bilin.  Şöyle düşünelim; 4 yaşındaki oğlunuz sokakta sigara içen birilerini görüyor.  Zor bir çocuk aynı zamanda.  Tutturuyor, ağlıyor, sizi yoruyor ve mutsuz görünüyor.  Neden çünkü sigara içmek istiyor.  Verecek misiniz?  Cevabınız ne ise aynı şeyi erken yıllardaki teknoloji ürün kullanımları içinde geçerli kılabilirsiniz kanımca.  Aynı zamanda, gerekli açıklamaların yapılması ve ileriye dönük hedefler belirlenmesi anlamında da bu kararlar çocuğunuzun eğitim ve gelişim sürecine katkı sağlayacaktır.  Örneğin,birikim kumbarasında, uzun vadeli hedefler için bir alan oluşturabilir ve azar azar gerekli miktarı biriktirmeye başlayabilir çocuğunuz.

Teknolojinin nimetlerinden elbette yararlanacağız.  Çocukların bilişsel-zihinsel ve fiziksel-motor gelişimleri büyük ölçüde tamamlandığında, dil ve sosyal gelişimlerine dair gerekli becerileri kazandıklarında bu ürünler ile tanışırlar ise çocuklar, işte o zaman zarar görmektense, nelerden nasıl verim alabileceklerine dair mantıklı çıkarımlarda bulunabilirler.  Bu yaşlar içinde ilkokulun son seneleri örnek olarak gösterilebilir; çünkü çocuklar bu yaşlarda küçük küçük ödev araştırmalarını sizin kontrolünüzde yapmaya başlayabilirler.  Böylece kullanım süresi de sizin kontrolünüz ve önderliğinizde şekillenmeye başlar.

Son olarak, bu renkli ürünler ve nimetlerinden uzak tutmaya çalıştığınız çocuklarına adil olmayı unutmayın lütfen.  Yani gözünün önünde saatlerce oyun oynamasanız sanırım daha doğru olacak! Ve en önemlisi, geri kalan ‘gerçek’ hayatı çocuklara ilgi çekici, zengin, donanımlı ve huzurlu bir hale sokmak için çaba sarf etmeyi de unutmayın…

 

Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Uzm.Psk. Yegan SASIK

Paylaş