27Eki
2015
0
shutterstock_249957736

SORUMLULUK SAHİBİ ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR?

Çocuk sıranın önüne geçiyor. Baba da uyarıyor: “Amca kızar.”

Çocuk bir daha deniyor. Bu sefer anne uyarıyor: “Oğlum ayıp.”

Acaba bu söylemlerle büyüyen çocuk nasıl bir birey olur?

DIŞ REFERANSLI AİLE

Dış referanslı aile çocuğunu korkuyla ve tehditle büyütüyor. Bu korkuyu ya kendisi yaratıyor ya da bir dış otoriteyi kullanıyor.

Çocuğa bir iş yaptırmak için, “Bak amca kızar.” diyor. Ya da toplumsal baskıyı kullanıyor, “Ayıp!” diyor.

Çocuk dış referanslı büyüyor.

ÇOCUK NE ÖĞRENİYOR?

Çocuk bu durumda talimatla ve korkuyla iş yapmayı öğreniyor.
Kendisi inisiyatif alamıyor.

Başında bir otorite (müdür, patron, öğretmen) olmayınca iş yapmıyor. Etki yaratmıyor.

En önemlisi de “Ben ne istiyorum?” sorusundan ziyade “Otorite ne istiyor?” sorusunu soruyor.

ÇOCUKLARI BEKLEYEN TEHLİKE

Bu çocuklar ailesine sevgi de duyamıyor.

Çünkü sevgi ile korku/endişe aynı yerde bulunamaz.

Sevdiğimiz şeylerden korkmayız. Korktuğumuz şeyleri sevmeyiz.

Bu aileler çocuklarına rehberlik de yapamıyor. Çünkü çocuklar yanlışlarını ve hatalarını korktuğu için ailesiyle paylaşmıyor.

KORKUYA VE DIŞA BAĞIMLILIK

Öğretmen Liderliği Projesi’nde bir öğretmen çocukların sorumluluk düzeyini anlamak için çocuklardan veri topluyor.

Bu bağlamda onlara bir soru soruyor: “Ödevini yapmayanlar için ne yapalım?”

Yanıtlara bakın.

Ekran Resmi 2015-10-28 11.33.41

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ne görüyorsunuz?

Çözümlerin hepsi dış referanslı. Ya ceza var ya da dış otoriteye gönderme.

Dış referanslı bu çocukların sorumluluk almasını bekleyebilir miyiz? Bu düşünce tarzını kim oluşturdu? Aile ve öğretmen.

Peki, ne yapılmalı?

SORUMLULUK KAZANDIRAN AİLE

Sorumluluk kazandıran aile kural koyuyor ve o kurallar içinde çocuğa seçme özgürlüğü veriyor.

Kurallar da ailenin değerlerine bağlı oluyor.

Kuralların bir özelliği de var. Hem anne hem baba kurallarda hemfikir.

Baba, sıranın önüne geçen çocuğa “Amca kızar.” demiyor.

“Oğlum, sıranın önüne geçmek o kişilere saygısızlık olur. Bizim ailede saygı önemlidir.” diyor.

Anne, “Yere çöp atma, ayıp!” demiyor.

“Oğlum! Biz çevreye saygılıyız.” diyor.

Bu durumda çocuk dış değil, iç referanslı yetişiyor.

PUSULA NE?

Çocuğun pusulası korku, talimat, otorite değil, kendi değerleri oluyor.

Bu çocuğu kontrol etmenize gerek yok. Onu kendi değerleri kontrol eder.

Bu çocuk “Başkaları ne ister?” ya da “El ne der?” değil, “Ben ne istiyorum?” ve “Benim için ne önemli?” sorularını soruyor.

Peki, bu durumda diğer insanlar önemsiz mi olacak?

DİĞER İNSANLAR

Tam tersi bu çocuklar diğer insanları daha çok önemsiyor.
Çünkü diğer insanları kontrol eden, talimat veren, ayıplayan olarak görmüyor.

Korkunun yokluğu, sevgiyi öğretir. Dahası değerleri güçlü olan çocuk, diğer insanlara saygı göstermeyi de öğrenir.

Sonuç olarak çocukları dış referansla değil, her zaman iç referansla ve değerlerle yetiştirmeliyiz. Söylemlerin özünde değer olmalı.

Bu durumda çocukların pusulaları her zaman ellerinde olacaktır.

 

www.twitter.com/ozgurbolat
www.facebook.com/bolatozgur

 

Paylaş

No Comments

Reply