IMG_7949

Finansal Okuryazarlık paranın doğru kullanılmasını ve bunun erken yaşlarda edinilen bir beceri olmasını amaçlar. Gelişim psikologlarının çalışmaları da finansal okuryazarlık eğitiminin erken yaşlarda verilmesi gerektiğini desteklemektedir. Bu nedenle eğitim programının hedef kitlesi ilkokul öğrencileridir.

  • ÇOCUK YETİŞTİRİRKEN DİKKAT ETMENİZ GEREKEN 19 DÜŞÜNCE

    shutterstock_278581031

    Profesyonel psikolog Michail Lbkovskiy’nin sizinle paylaşmamız gerektiğini düşündüğümüz düşünceleri bu makalede yer almakta. Güvene dayalı ilişkinizi çocuğunuz büyürken korumanızın ne kadar önemli olduğunu anlatmakta. Herkes onunla aynı fikirde olmak zorunda değil ama herkesin göz geçirmesi gerektiğini düşündük

    1.Çocuk yetiştirme hakkında farklı dersler var ve bunlara psikolog veya psikiyatrist desteği de dahil. Bunlar etkili yöntemler fakat ebeveynlerin de psikolojik olarak düzgün durumda olmaları gerekli.

    2.Mutsuz ebeveynlerin çocuklarıyla kalıcı mutlu ilişkiler kurması asla mümkün gözükmemekte. Tersine mutlu ebeveynlerin çocuklarını mutlu etmek için özel bir şey yapmasına gerek yoktur.

    3.Pek çok ebeveyn kendilerinde sorun olmadığını çocuklarının sorunları olduğunu varsayar. Sonra birbirinden farklı iki çocuk yetiştirdiklerinde şaşırırlar. Çocuklardan birisi özgüvenli, başarılı olabilir diğeri daha özgüvensiz ve başarısız olabilir. Bu çocukların hayata bakış açılarının ailesi tarafından farklı perspektif edilmiş olduğunun göstergesidir.

    4.Tabii ki çocuklara ayakkabı, kıyafet almak çocuklara yapmamız gereken bir hizmet ama eğitmek kadar önemli değil. Bazıları bunları alınca çocuklarına gerekeni yapmış olduğunu sanıyor.

    5.Çocuklarınızla şu an nasıl konuştuğunuz tam olarak onların sizinle yaşlandığınızda nasıl konuşacağının aynısıdır

    6.Bebek doğduğu zaman mutluluktan havalara uçarsın. Bebeğinin mutlu, güvende ve korunaklı olması için her şeyi yaparsın. Çocuğunla geçirdiğin zamandan keyif alırsın. Çocuk okul yaşına geldiğinde okul genelde aranızda bir bariyer haline gelir. Okulun neyi bu kadar korkutucu? Evet, çocuğunuz okula gitmek zorunda, iletişim kurmalı ve büyümeli. Bu sürecin sizi ayırmasına neden izin veriyorsunuz?

    7.Okul bize sadece matematik ve felsefe öğretmez ama hayatın kendisini de öğretir. Teorik bilgiler kadar pratik bilgileri de öğreniriz. Öğrendiğimiz pratik beceriler sayesinde yetişkin hayatımızda kendimizi daha güvende hissederiz.

    8.Eğer bir çocuk kötü notlarını aşırı tepki veriyorsa bu tepki ebeveynlerinin davranışlarının bir yansımasıdır. Eğer ebeveyn sakin bir şekilde karşılarsa çocukta öyle karşılar.

    9.Eğer çocuğunuz okul müfredatına ayak uydurmakta zorlanıyorsa bu çocuğun değil okulun da suçu olabilir. Bazı okullar sadece notlara önem verir. İlk okul ödevi max 15-40 dakika arası sürmelidir.

    10.Cezalandırmaya izin var ve bazen gereklidir de. Çocuğunuzun hatalarına objektif bakmalısınız ve hareketleri düzeltmezseniz uzun vadede sonuçlarını düşünmelisiniz. Ama disipline etmek sinirlenmek anlamına gelmez.

    11.Her çocuk 6 yaşından itibaren harçlık almalıdır. Çok fazla değil fakat kendilerini geçindirebilecek kadar. Paranın bir manipülasyon kaynağı olmamasına özen göstermelisiniz.

    12.Çocuğunuzun hayatını yaşamaya çalışmayın. Onlar adına karar vermeye çalışmayın. Bir gün yaşlanacaksınız ve onlar nasıl size uyum sağlayacak?

    13.Eğer bir çocuğa her istediği veriliyorsa, o çocuk yaptığı hareketlerden sorumlu olmayı bilemez. Çocuk gibi kalırlar ve imkan buldukça kuralları yıkmaya çalışırlar.

    14.Bir gencin dağınık odası onun ruh dünyasındaki kaosu yansıtır. Onların üzerine gitmeyin.

    15.Çocuk büyütmek onlara nasıl yaşamaları gerektiğini anlatmak değildir. Çocuklar benzetmelere göre yaşarlar. Sizin kelimelerinize göre değil fakat hareketlerinize göre yaşarlar.

    16.Çocuklarınıza hayatı anlatmakla, nasıl yaşamaları gerektiğini anlatmak arasında fark var. Eğer bir ebeveyn çocuğuyla sadece problem varken konuşuyorsa, bunun kendisi bir problemdir.

    17.Eğer çocuk ebeveynlerini manipüle etmeye çalışıyorsa bu sinir kaynaklı bir sorundur. Başka sebepler aramayın. Sağlıklı bir birey manipüle etmeye çalışmaz. Problemlerini direkt olarak çözmeye çalışırlar.

    18.Çocuğunuzu gereğinden fazla rencide edecek şekilde eleştirmeyin. Onlarla onlar hakkında konuşmayın ama kendiniz hakkında konuşun. Sen kötüsün demek yerine bence yaptığın şey çok doğru bir hareket değildi deyin.

    19.Çocuklarınız sizin kibar ama kuvvetli insanlar olduğunuzu düşünmeli. Ebeveynler çocuklarını korur, bazen yapmak istediklerini reddeder, ama her zaman çocuklarının çıkarına düşünürler. En önemlisi ise çocuklar her gün sevildiğini hissetmeli.

     

    Kaynak: http://brightside.me/article/20-vital-thoughts-on-raising-children-that-every-parent-should-read-58355/

     

    Paylaş
  • ÇOCUKLARI BAŞARILI OLMAKTAN ALIKOYAN 6 EBEVEYN DAVRANIŞI

    shutterstock_307192661

    Bu araştırmanın genelinde Dr. Tim Elmore ebeveynlerin çocuklarını yetiştirirken yapmış olduğu bazı büyük yanlışlıkları ortaya koymuş, bu hatalar sonucunda çocukların genç yaşta kendilerine güvenleri azalmıştır. Sizin de aynı hataları yapmamanız için bunları aşağıda sıraladık.

    1. Çocuklarımızın Riski Tecrübe Etmesine İzin Vermiyoruz

    Bizi her köşe başında tehlikelere karşı uyaran bir dünyada yaşıyoruz. “Önce Güvenlik” lafı çocuklarımızı kaybetme korkumuzu tetikliyor ve onları korumak için her şeyi yapıyoruz. Bu bizim görevimiz tabi ki ama sağlıklı riskler almalarını da engellemiş oluyoruz. Avrupalı psikologlara göre dışarıda oynamayan çocuklarda bir takım fobiler gelişiyor. Çocukların oynarken düşmesi ve gençlerin sevgililerinden ayrılmaları gerekiyor ki bunun normal olduğunu öğrensinler. Eğer ebeveynler çocukların risk almasına izin vermezlerse kibirli ve kendine güvensiz insanlar yetişecek.

    2.Çok Çabuk Kurtarıyoruz

    Bu jenerasyonun çocukları 30 yıl önceki çocukların kazanmış olduğu yaşam becerilerini kazanamıyor çünkü yetişkinler çok çabuk devreye giriyor. Çocuklarımızı çok çabuk kurtarıp onları şımarttığımızda onların zorluklarla başa çıkmalarını ve çözüm üretmelerini engelliyoruz. Bu kısa vadeli bir ebeveynlik ve çocuklarımızın liderlik yeteneklerini köreltiyor. Eninde sonunda çocuklar birisi tarafından kurtarılmaya alışıyor.

    3.Suçluluk Duygusu İyi Liderlik Yapmamızı Engelliyor

    Çocuğunuz hayal kırıklığını atlatabilir ama gereksiz şımartılmayı atlatamayabilir. Bu yüzden onlara “şimdi değil” diyebilmeli ve gerçekten değer verdiği şeyler için savaşmalarını sağlamalısınız. Ebeveyn olarak çocuklarımıza istedikleri zaman istediklerini veriyoruz ve özellikle birden fazla çocuklu ailelerde bu durum geçerli oluyor. Bir çocuk iyi bir şey yapıp onu ödüllendirmek istediğimiz zaman diğerine haksızlık ettiğimizi düşünüyoruz. Bu gerçekçi bir durum değil ve diğer çocuğun ödüllendirilmek için iyi şeyler yapması gerektiği gerçeğini algılamasını engelliyor. Ayrıca onlara iyi not almanın alışveriş merkezine giderek ödüllendirildiğini öğretmeyin. Onlarla materyaller üzerinden bir ilişki kurarsanız çocuklarınız motivasyonu ve koşulsuz sevgiyi öğrenemez.

    4.Geçmiş Hatalarımızı Paylaşmıyoruz

    Sağlıklı gençler zamanı gelince evlerinden uçacaklar ve bazı şeyleri kendi başlarına yapmak isteyecekler. Biz yetişkinler onlara izin vermeliyiz ama onları yönlendirmeliyiz de. Onlarla onların yaşında yaptığınız hataları paylaşın ve doğru kararlar vermelerine yardımcı olun. Çocuklar ayrıca hatalarla yüzleşme konusunda hazırlanmalı. Çünkü biz çocuklarımızın hayatında tek etki değiliz ama en iyi etki olmalıyız.

    5.Biz zeka, yetenek ve etkiyi olgunluk ile karıştırıyoruz

    Zeka genelde ebeveynler tarafından olgunluk olarak düşünülüyor ve zeki çocukların dünyaya hazır olduğunu düşünüyorlar. Ama durum bu değil. Bazı Hollywood yıldızları ve sporcular inanılmaz yetenekliler ama yine de toplumsal skandallara karışabiliyorlar. Eğer diğer çocukların sizin çocuklarınızdan daha fazla şey yaptığını gözlemliyorsanız, çocuğunuzun özgürlüğünü kısıtlıyor olabilirsiniz.

    6.Sözünüzü Hayata Geçirin

    Ebeveynler olarak sorumluluğumuz çocuklarımızın yaşamasını istediğimiz hayatı modellemek. Onların sözlerine güvenilir insanlar olmasını sağlamak. Evimizin lideri olarak samimi sözler söyleyerek başlayabiliriz. Beyaz yalanlar zamanla karakteri bozabilir. Çocuklarınıza özverili bir şekilde sosyal projeler için verici olmanın ne demek olduğunu öğretin. Bulduğunuz yerleri ve insanları iyi bir şekilde bırakın ki çocuğunuzda bunları fark etsin.

     

    Kaynak:  http://brightside.me/article/seven-parenting-behaviours-which-stop-children-from-being-successful-13305/

     

     

  • 8 YETENEK İLE ÇOCUĞUNUZU GİRİŞİMCİ YAPIN

    shutterstock_254230756

    Çocuklarınız için her şeyin en iyisini istersiniz. Hayal edin. Çocuğunuz multi milyonluk bir işin sahibi oluyor ve bunun her dakikasından keyif alıyor.

    Youtube’da bir milyondan fazla takipçiye sahip ve yıllık 1.3 milyon dolar gelire sahip olan EvanTube adlı kanalın kurucusu genç Evan’ı hatırlıyor musunuz? Evan sadece 9 yaşında ve bir örnek.

    Dünyanın en tanınan girişimcilerinin çoğu daha 20 yaşında olmadan milyonerlerdi. Çocuğunuzda yeni yeşeren bir girişimci olamaz mı? Bazen insanların doğuştan girişimci oldukları sanılsa da

    çocuklarınıza bir kaç şey öğreterek onların girişimci olmalarını sağlayabilirsiniz.

    Peki bu 8 yetenek nedir? Çocuğunuzun harika bir lider olması için gerekenler şöyle;

    • Dirençlilik: Çocuklarınızın duygularını göstermesine izin verin. Duygularını minimize etmesinler.

    • İnovasyon ve Yaratıcılık: Çocuklarınızın oynamasına izin verin. Çocuklar oynarken yaratıcı düşünceleri ile bağ kurarlar

    • Çalışkanlık: Çocuklarınıza ev işleri ve sorumluluklar vererek bağımsız olmalarını sağlayın.

    • Merak: Çocuklarınızın yeni hobiler edinmesini ve ilgisini çeken şeyleri takip etmeleri konusunda cesaretlendirin.

    • Kendine Güven: Fikirlerine önem verin ve yeni kararlar alabilmeleri için cesaretlendirin.

    • Empati: Çocuğunuzun bireyliğine ve düşüncelerine saygı gösterin. Duygularını açık açık yaşamalarını sağlayın.

    • İyimserlik: Çocuğunuzun minnettarlığı ve pozitif düşünmeyi öğrenmesi için onunla pozitif hikayeler ve ilham verici şeyler paylaşın.

    • Paylaşmak: Çocuğunuzu çevresindekilere yardımcı olma konusunda yönlendirin.

     

    Kaynak: http://www.inc.com/larry-kim/8-skills-your-child-needs-to-be-the-next-great-entrepreneur.html

     

  • GELECEK YILLARIN LİDERLERİNİ YETİŞTİRMEK

    1vwovdi58ra7ji9HQHQkLqHxMCW3_sxCDQT6FM_3MRw

    Çocuklar sürekli ebeveynlerinin yönlendirmeleri ile karşı karşıyadır. “Düzgün otur, yemeğini bitir, yatağını topla, dişini fırçala, teşekkürler de… “ Genel olarak her zaman böyle talimatlar almaları ve karşılarında sürekli bir patron görmeleri, bir gün kendi patronu olmaları önünde bir engel gibi görünebilir. Ama tam olarak öyle değildir aslında. Eğer çocuğunuzun bir gün inisiyatifi ele geçirmeyi hayal etmediğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Girişimcilik kendi patronun olmanın verdiği tatlı bağımsızlık hissidir. Bu yüzden çocuklar ve girişimcilik harika bir eşleşmedir. Çocuklarınızın engelleri fırsat olarak görmeleri, kalplerinin sesini dinlemeleri, düşüncelerini dile getirmeleri için yapabileceğiniz şeyler var.

    Çocuklarınıza Öğretmeniz Gereken 8 Girişimcilik Becerisi

    Ebeveynler olarak çocuklarımıza yaşayabilecekleri en iyi yaşamı sunmak ve onların hayatlarında yaşayacakları şeylere karşı en iyi becerileri öğretmek isteriz. Girişimci kafa yapısı yaşamın engellerini üstesinden gelinmesi gereken mücadeleler olarak algılar ve gelecek yıllarda bunun faydasını görür.

    Yürümeyi kuralları takip ederek öğrenmezsiniz, yürümeyi düşüp kalkarak öğrenebilirsiniz.

    1.Esneklik

    Hayat işlerin ters gittiği anlar ile doludur ve bu durumlara karşı hazırlıklı olmak hayatı yaşamak için çok önemlidir. Her girişimci darbe yedikten sonra tekrar ayağa kalkma konusunda esnek ve azimli olmalıdır.

    Ne yapmalı?

    Çocuklarınızın duygularını ifade etmesine izin verin ve hislerini yaşamasına olanak sağlayın.

    2.İnovasyon ve Yaratıcılık

    Girişimcilerin hızlı düşünme yetenekleri ve farklı yöntemlerle problem çözebilmeleri gereklidir. Yaratıcı düşünce ise girişimcilerin imparatorluklarını üzerine kurduğu temel kaynaktır.

    Ne yapmalı?

    Çocuklarınızın oyun oynamasına izin verin. Oyun oynadıkları zamanlar yaratıcı düşüncelerle en çok temas ettiği anlardır. Sadece mobil oyunlar değil, diğer oyunlar oynamasına da özen gösterin.

     3.Gayretlilik

    Ne kadar yoğunlaşmış olursa olsun girişimciler günlük mücadeleden asla kaçmazlar. Güçlü bir iş etiği oluşturmaları için çocuklarınıza çok çalışmanın değerini anlatın.

    Ne yapmalı?

    Bağımsızlıklarını kazanmaları için çocuklarınıza ev işleri verin. Zaman harcadığınız alışkanlıklarınızı azaltın.

    4.Merak

    Dünyanın nasıl işlediğine dair meraklı olmak ona yeni bir şeyler katmanın müjdesidir. Girişimciler her daim öğrenmeye açıktırlar ve kendilerini geliştirmek isterler.

    Ne yapmalı?

    Çocuğunuzun yeni hobiler bulmasına yardım edin. Teknolojik olmayan desteklemeler de bulunun. Mesela müzelere götürmek gibi.

     5.Özgüven

    Kendinize ve yeteneklerinize güvenmek bir girişimci için olmazsa olmazdır. Gerektiği zaman risk almak için özgüven gerekmektedir. Girişimci kendi yeteneklerine her zaman inanır.

    Ne yapmalı?

    Fikirlerini destekleyin ve karar almalarını sağlayın. Vereceği karar sizinle aynı olmasa da tecrübe olması için destekleyin.

    6.Empati

    Kendini başkasının yerine koymak ve başkalarını desteklemek liderlik için paha biçilemez bir artıdır. Başarılı girişimciler empatinin ve pozitif ilişkilerin değerini bilir.

    Ne yapmalı?

    Çocuğunuzun kişiliğine ve fikirlerine saygı gösterin ve duygularını açmaları konusunda cesaretlendirin.

    7.İyimserlik

    İyimserlik girişimciler için önemlidir. Onlar daha iyi bir dünya için çalışmayı hedefler. Bu pozitif duruş hayatlarına da yansır.

    Ne yapmalı?

    İyimserlik bulaşıcıdır. Çocuğunuzla pozitif hikayeler paylaşın.

     8.Geri Verme

    Girişimciler kurumsal sosyal sorumluluğun öneminin farkında olan insanlardır. Gerçek vizyonerler kendilerinden çok dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeyi düşünen kişilerdir.

    Ne yapmalı?

    Çocuklarınızı komşulara yardım etmeleri için yönlendirin.

     

    Bunların hayata geçmesi birkaç yıl sürebilir fakat çocuğunuzun ömür boyunca kullanacağı değerli bilgilerdir.

     

    Kaynak: http://www.inc.com/

  • Etkili olan Öğretmenin 11 Alışkanlığı

    pic2

    1. Öğretmekten zevk alır.

    Öğretmenlik çok zevkli ve zorlukları olan bir meslek. Eğer sadece çocukları seviyorsanız ve onlara kalpten değer vermeye hazırsanız öğretmen olmalısınız. Siz onlarla eğlenmiyorken, çocukların da sizinle eğlenmesini bekleyemezsiniz! Eğer dersi sadece bir ders kitabından okursanız, bu çok etkisiz olur. Bunun yerine derslerinizi mümkün olduğu kadar interaktif ve ilgi çekici yaparak canlandırın. Her gün öğretme tutkunuzun ışığının parlamasına izin verin. Öğretmenlik yaptığınız her anın dolu dolu tadını çıkarın.

    2. Bir fark yaratır.
    “Daha fazla güç, daha fazla sorumluluk getirir” diye bir deyiş vardır. Bir öğretmen olarak mesleğinizin getirdiği büyük sorumluluğu hatırlamalı ve bunun farkında olmalısınız. Hedeflerinizden biri şu olmalı: Çocukların hayatlarında bir fark yaratmak. Peki nasıl? Sınıfınızdayken kendilerini özel ve güvende hissetmelerini sağlayın. Hayatlarındaki pozitif etki siz olun. Neden mi? O gün sınıfınıza girmeden önce öğrencilerinizin başından neler geçtiğini ya da dersinizden sonra hangi şartlarda evlerine gittiklerini bilemezsiniz. Bu yüzden, evden yeterince destek görmemeleri ihtimaline karşı en azından siz bir fark yaratıp bunu onlara sunabilirsiniz.

    3. Pozitif enerji yayar.
    Her gün sınıfa pozitif enerji getirmeye çalışın. Harika bir gülüşünüz var, sakın onu gün içinde sık sık göstermeyi unutmayın. Eminim özel hayatınızda pek çok savaş veriyorsunuz, ama bir kez sınıfa girdikten sonra bunların hepsini kapının dışında bırakmalısınız. Öğrencileriniz, hayal kırıklığınızın acısını onlardan çıkarmanızdan daha fazlasını hak ediyor. Kendinizi nasıl hissederseniz hissedin, ne kadar uyumuş olursanız olun ya da ne kadar hayal kırıklığına uğramış olursanız olun, bunları göstermemeye çalışın. Kötü bir gün bile geçiriyor olsanız, öğrencilerinizin önünde maskenizi takmayı öğrenin ve sizin harika bir öğretmen olduğunuzu düşünmelerini sağlayın. Bu sizin de gününüzü böyle geçirmenizi sağlayacaktır! Çoğunlukla pozitif, kendisiyle barışık ve yüzü gülen bir insan olun. Unutmayın pozitif enerji bulaşıcıdır ve bunu yaymak size bağlıdır. Başka insanların negatifliklerinin sizi de aşağı çekmesine izin vermeyin.

    4. Kişisel ilişki kurar.
    Bu etkili bir öğretmen olmanın hem eğlenceli hem de kesinlikle en önemli parçasıdır. Öğrencilerinizi ve onların ilgilerini tanımaya çalışın. Böylece onlarla bağ kurmanın yollarını daha kolay bulabilirsiniz. Kendinizle ilgili şeyleri de onlara anlatmayı unutmayın! Ayrıca onların öğrenme stillerini keşfetmeniz de önemli. O zaman onlara kişisel olarak hitap edebilirsiniz. Bunlara ek olarak ailelerini de tanımak için çaba sarf edin. Ailelerle konuşmak bir zorunluluk olarak görülmemeli, aksine bir onur olmalı. Okul yılının başında, ailelerin, size ne zaman isterlerse her konu hakkında ulaşabileceklerini bilmelerini sağlayın. Ayrıca diğer meslektaşlarınızı da kişisel düzeyde tanımaya çalışın. Okulun içinde ve dışında güçlü bir destek ağınız olursa çok daha mutlu olursunuz.

    5. Kendini yüzde yüz verir.
    İster ders anlatıyor olun, ister karneleri yazıyor ya da bir meslektaşınıza bir konuda tavsiye veriyor olun, mutlaka yaptığınız şeye kendinizi yüzde yüz olarak verin. İşinizi, öğretmeyi sevdiğiniz için yapın, yapmak zorunda olduğunuzu hissettiğiniz için değil. Kişisel gelişiminiz için yapın. Başkalarına ilham vermek için yapın. Öğrencileriniz onlara öğrettiğiniz şeylerden en iyi şekilde faydalansın diye yapın. Asla elinizden gelenin en iyisini yapmaktan vazgeçmeyin. (Bu arada çocuklara da aynı şeyi söylüyorum!)

    6. Her zaman iyi organize olur.
    Asla öğrencilerinizin ödevlerine not verme ya da dosyalama konusunda geride kalmayın. Her zaman önde olmak için elinizden gelenin en iyisini yapın ve o kağıt yığınlarının başınızın üstüne kadar çıkmasına izin vermeyin! Bu, uzun vadede size çok zaman kazandıracaktır. İyi bir planlama yapmak ve geleceği planlamak önemlidir. Son dakika ders planlarının etkili olma ihtimali düşüktür. Ve son olarak, elinizin altında her zaman küçük bir not defteri bulundurun, aklınıza yeni ve ilham veren bir fikir geldiğinde hemen not edin. Sonra bu fikirleri eyleme geçirmek için bir plan yapın.

    7. Açık fikirlidir.
    Bir öğretmen olarak, resmi ya da resmi olmayan şekilde gözlemleneceğiniz zamanlar olacak. Sürekli olarak patronunuz, başka öğretmenler, aileler ve hatta çocuklar tarafında değerlendirmeye tabi tutulacaksınız. Birisi öğretmenliğinizle ilgili eleştiride bulunduğunda canınızı sıkmak yerine yapıcı eleştiriler karşısında açık fikirli davranın ve bir eylem planı oluşturun. Olmak istediğiniz etkili öğretmen olduğunuzu kanıtlayın. Kimse mükemmel değildir ve kendini geliştirmek için her zaman fırsat vardır. Bazen sizin göremediklerinizi bir başkası görür.

    8. Standartları vardır.
    Kendiniz ve öğrencileriniz için standartlar yaratın. Başından itibaren neyin kabul edilebilir, neyin kabul edilemez olduğunu bildiklerinden emin olun. Örneğin bir ödevin nasıl tamamlanmasını istediğinizi öğrencilerinize hatırlatın. Öğrencilerinizin elinden gelenin en iyisini yapmasını ve en iyi ve en düzgün ödevleri teslim etmesini isteyen bir öğretmen misiniz? Ya da bunları pek önemsemeyen bir öğretmen misiniz? Şunu unutmayın, ancak çok şey verirseniz, çok şey bekleyebilirsiniz. Kısacası kendi öğüdünüzü, kendiniz de uygulayın.

    9. İlham alır.
    Etkili bir öğretmen yaratıcı bir insandır. Mümkün olduğu kadar fazla ve farklı kaynaklardan ilham alın. Kitaplardan, eğitimlerden, Pinterest’ten, Youtube’dan, Facebook’tan, bloglardan… Sizi cezbeden her şeyden!

    10. Değişime açıktır.
    Hayatta her şey planladığımız gibi gitmez. Bu, söz konusu öğretmenlik olduğunda özellikle doğrudur. Esnek olun ve değişim başladıysa kendinizi akışa bırakın. Etkili bir öğretmen yeni bir müdür geldiğinde yaşanan değişimlerden şikayet etmez. Şimdiki durumuyla kıyasladığında, bir önceki okulunun ya da sınıfının ne kadar iyi olduğunda bahsetmez. Değişim dolayısıyla stres yaşamak yerine değişimi kollarını açarak kucaklar!

    11. Kendisi ve işi üzerine düşünür.
    Etkili bir öğretmen, daha iyi bir öğretmene dönüşmek için kendi öğretmenliği üzerine düşünür. Nelerin iyi gittiğini ve bir dahaki sefere neleri farklı yapacağını düşünür. Unutmayın hepimizin zaman zaman başarısız dersleri olur. Buna başarısızlık olarak bakmak yerine bunun sizin için bir ders olduğunu düşünün ve ondan bir şeyler öğrenmeye bakın. Öğretmenler olarak eğitiminiz ve öğrenmeniz süreklidir, asla bitmez. Öğretme becerilerinizi güçlendirmek için her zaman öğrenecek daha fazla şey vardır. İşiniz üzerine düşünmeye ve “zayıflıklarınız” olduğunu düşündüğünüz şeyler hakkında (hepimizde olan!) kendinizi eğitmeye devam edin. İşin en önemli kısmı onları fark etmek ve öğretme becerilerinizi geliştirmek için onlar üzerinde çalışmak.
    Elbette bir öğretmeni etkili yapan birçok başka alışkanlık var. Bunlar benin en önemli bulduklarım. Ve son söz olarak şunu söylemek isterim: Her şeyde pozitif bir şeyler bulabilirsiniz, ama bunu bulmak size kalmıştır.

     

    Kaynak: http://www.edutopia.org/discussion/11-habits-effective-teacher

  • Öğrenme Sürecinde Hatalara İzin Vermemek Bir Hatadır

    10635993_1728398404051954_976495025355464362_n

    TED konuşmacılarından Brian Goldman, hatalar yaptığını kabul eden bir doktor. Goldman çok duygusal bir dille hastanenin acilinde yaşanan ve pahalıya mal olan hatalarını anlatıyor. Goldman’a göre eğer doktorlar birbirlerini yargılamadan, birbirlerinden öğrenecek şekilde hatalarını özgürce tartışabiliyor olsalar, tıp bilimi daha da gelişir. “Ancak doktorlar hatalarından dolayı yargılandıkları için bunları konuşmaktan fazlasıyla korkuyorlar” diyor Goldman. Bunun yerine genellikle yaptıkları saklanıyor, suçu başkalarına atılıyor ya da görmemezlikten geliniyor.

    Bu konuşmayı dinlemek, kendi hayatımda yaptığım pek çok hatayı değerlendirme ihtiyacı yarattı. Hatalarımın dört kategoriye ayrıldığını keşfettim:

    • Kendisinden hiçbir şey öğrenmediklerim
    • Sakladıklarım
    • Kendisinden bir şeyler öğrendiklerim
    • Kendisinden bir şeyler öğrendiklerim ve bu yeni bilgileri başkalarıyla paylaştıklarım
    • Sanırım öğrenmeyi ve öğretmeyi geliştirme konusunda büyük bir potansiyele sahip olanlar son iki maddedekiler.

    Hatayı Değerli Bulmak

    Öğretmenlerden de tıpkı doktorlardan olduğu gibi hatasız olmaları beklenir. Müdürler, anne babalar ve hatta diğer öğretmenler, hata yapan öğretmenleri çok negatif bir şekilde yargılarlar. Yine de bir öğretmen, diğer bir ya da iki öğretmenle güçlü ilişkiler kurarsa; problemlerini özgürce paylaşır, tavsiye verir ve alır ve herkes birbirinden öğrenir. Bu aynı zamanda danışmanların yeni öğretmenlerle yaptığı fikir alışverişinde de gerçekleşir.

    Peki ya bu ikili ya da üçlü ilişkiler; küçük bir grup öğretmenlerden, müdürlerden, danışmanlardan ya da tüm departmanlardan ve hatta tüm okuldan oluşan bir ilişkiler ağına dönüşse ne olur? Bazı okulların bu tür tartışmalar için gereken güven ortamını yarattığını düşünüyorum. Ama bence bu anlayış çok daha fazla sayıda okula yayılabilir. Hatta belki de bütün öğretmenler için sıradan bir mesleki sürece dönüşebilir. Bu fikir size nasıl geliyor? Sizce mümkün mü? Uğraşmaya değer mi? Faydalı mı? Hataları konuşmanın önemli bir yan etkisi de hatalar hakkındaki algıyı değiştirmek olabilir. Sadece öğretmenler için değil, aynı zamanda öğrenciler için de. Öğretmenler hatalarından öğrendiğinde, öğrencilerin de kendi hatalarından öğrenmesine izin verme konusunda daha istekli olabilirler.

    Öğrencilerin hataları hakkındaki algıyı değiştirmek, öğrenmeyi geliştirmenin ikinci bir yoludur. Sınıfların büyük bir çoğunluğunda hatalar, kötü performans olarak değerlendirilir. Hatalar notları düşürür. Öğrenciler hata yapmamaları konusunda teşvik edilir.

    Bu düşünce sistemi saçmadır. Yıllar içinde yaptığım hataları düşündüğümde, ne kadar büyük hata yaparsam o kadar çok öğrendiğimi fark ediyorum. Başarılarımdan da öğrendim ama asla hatalarımdan öğrendiğim kadar fazla değil.

    Hataları Öğretmenin 10 Yolu

    Öğrenciler için problem, hata yapıyor olmaları değildir. Esas problem, öğretmenlerin bu hataların gerçekleşmesine izin vermemesi ve bunlardan öğrenmeyi desteklememesidir. Bugün utanç duygusu hatalarla birlikte anıldığı için öğrenciler şanslarını denemekten ve keşfetmekten korkuyorlar. Bunun ne kadar zarar verici olabileceğinin en açık örneği olarak en zeki ve yeteneklilere yönelik programlara ya da sınıflara bakın. Gereğinden fazla okulda, bu sınıflardaki çocuklar, risk alma konusunda en yaratıcı olanlar ya da en özgün düşünenlerden değil, sadece testlerde en yüksek puanları alanlardan oluşuyor. Yani en az hata yapan öğrencileri yetenekli ya da zeki olarak etiketliyoruz. Bence hataları kötü bir şey olarak görmek bir hatadır. Hatalar öğrenme fırsatlarına dönüştüğünde, her şey bir anda değişir. Öğrenciler daha çok risk alır, düşünmenin yeni yollarını bulur, daha az kopya çeker ve bilinmeyen şeyleri daha önce akıl edemedikleri şekillerde çözerler.

    Hatalarla ilgili bu yenilgi düşüncesini değiştirmek için yapabileceğimiz şeyler var:

    1. Sınavlarda ve ödevlerde, neden yanlış olduklarını açıklamadan hataları işaretlemeyi bırakın. Öğrencilerinize, neyin yanlış gittiğini ve bunu nasıl düzelteceklerini anlamaları konusunda yardım etmek için yeterli açıklamalar yapın. Büyük bir kırmızı X işareti yetersizdir.
    2. Öğrencilere hatalarını düzeltmeleri ve ödevlerini tekrar yapmaları için bir şans verin. Bu, hataların öğrenme fırsatlarına dönüşmesine izin verir.
    3. Değerlendirme sürecinde, ‘gelişme’ belirgin bir faktör haline gelmelidir. Bir öğrenci ne kadar gelişirse, notları o kadar yükselmelidir. Hiçbir şey hatalardan öğrenmeyi, gelişme kadar gösteremez.
    4. Eğer bir öğrenci sınıftaki tartışmalarda bir hata yaparsa şu tür şeyler söylemeyin: “Hayır, yanlış, biri ona yardım edebilir mi?” Bunun yerine öğrenciye şunları sorun: “Neden böyle düşünüyorsun? Bir örnek verebilir misin? Eğer cevabınla ilgili kendine bir soru sorsaydın, bu soru ne olurdu?”
    5. Meslektaşım Madeline Hunter, her zaman önce doğru olanla başlamak gerektiğini söyler. Örneğin bir öğretmen “Amerika’nın ilk başkanı kimdi?” diye sorar ve bir öğrenci “Barack Obama” diye cevap verirse, “Yanılıyorsun” demek yerine şunu demeyi deneyin: “Barack Obama bir başkan, bu konuda haklısın. Ancak ilk başkan değil. Tarihte biraz daha geriye gidelim.” En aptalca cevaplar bile bu şekilde cevaplanabilir.
    6. Eğer bir öğrenci bir cevap konusunda yardıma ihtiyaç duyarsa, kendisine yardım etmesi için bir arkadaşını seçmesine izin verin. Yardım eden öğrenciye “kişisel danışman” gibi bir isimle hitap edin.
    7. Öğrencilerin başarılarıyla dolu bir duvar yerine (ya da en azından ona ek olarak) öğrencilerin en büyük hatalarıyla ve onlardan neler öğrendikleriyle övünebildikleri bir duvar yaratın.
    8. İki haftada bir, öğrencilerin yaptıkları bir hatayı, sonrasında ne olduğunu ve bundan ne öğrendiklerini paylaştıkları sınıf toplantıları düzenleyin.
    9. Sınıfa kendi hatalarınızdan bahsetmeyi ve onlardan neler öğrendiğinizi anlatmayı unutmayın. Özellikle de komiklerse.
    10. Her okulun girişinde “Buraya giren herkes öğrenir” yazan bir tabela görmeyi çok isterdim. Öğrenmek, öğretmenlerin yaptıkları hataları incelemekten korkmamak ve öğrencileri hatalara sebep olabilecek şekillerde düşünme konusunda desteklemektir. Tüm bu hataları, öğrenmek, gelişmek ve bireysel ilerlemeniz konusunda kendinizi iyi hissetmek için kullanın.

     

    Kaynak: http://www.egitimpedia.com/egitim-2/ogrenme-surecinde-hatalara-izin-vermemek-bir-hatadir

3kmb_gonullu_banner

3 KUMBARA GÖNÜLÜLERİNİ ARIYOR!

Akademik Kariyerini Güçlendir
Topluma Katkıda Bulun
Niteliklerini Geliştir!

uckumbara
cocuk
ogretmen
aile

 

3 Kumbara eğitim programı hakkında bilgi almak istiyorum.

Oyunları oynamak  istiyorum.

Sınıfta 3 Kumbara etkinliklerini yapmak istiyorum.

Çocuğumu para konusunda eğitmek istiyorum.

footer_bg
EPosta Adresi / EMail Address *
dg
pd
foder
meb