09Eki
2014
0
pamper

GENÇLERDE MARKA TUTKUSU

Ergen gelişimi genç insanların büyüdüğü ortamdan bağımsız olarak anlaşılamaz.

Okul(akranları) ve aile ergenin tüm sosyal çerçevesini oluşturmakta ve ergen bu alanlardaki bireylerin gözlerinden, kendini tanımaya çalışmaktadır.

Her ne kadar ergenlik süresince akranları ergenin hayatında başrolde görünseler de aile ile ilişkiler,  konuşulmadan hissedilen duygu ve düşünceler bu engebeli yolda ergene benlik saygısını kazandıranlardır.

Ergenlik döneminde göze en çok çarpan ve belki de aileleri sıklıkla evhamlandıran ‘başkalaşım’ alanlarından biri ise ‘akran ilişkileri’ dir.

Daha geçen yıl, en büyük kahramanı siz anne ve/veya babası iken, artık arkadaşlarının söyledikleri, yaptıkları çok daha önemlidir.  Kendisini evde kimsenin anlamadığından yakınmaya başlayan gencin konuşması, giyimi sıklıkla; beğenilen ya da o sıra en yakın olunan arkadaşa göre farklılık göstermeye başlar.

İşte bu gibi değişiklikler ebeveynleri ilk etapta ürkütmekte ve değişimin, gençlerin varoluşlarını tamamlayabilmeleri adına, normal döngünün bir parçası olduğunun bilincine varana kadar işlerin kötüye gittiğini düşündürmekte, kendilerini üzmelerine sebep olmaktadır.  Ancak tüm bu değişimler aslında sağlıklı bir amaca hizmet etmektedir.  Gençler bu süre zarfında kendi kimlik oluşumları için uğraş vermektedirler.

Bu süre zarfında gençler için akranları tarafından beğenilmek ve kabul görmek önemlidir.  Bir gruba ait olmak onlar için hayati bir meseledir neredeyse.  Dolayısı ile belirli yaş aralıklarında 13-18 gibi genellikle hemcins akranlar birbirlerine benzerler.  Bu benzerliği davranışların ve ortak uğraş, popüler kültür idollerinin haricinde giyim kuşamda yaratmaktadır.  Son yıllardaki pazarlama stratejileri de göz önüne alındığında, gençleri marka merakı ve hatta marka tutkusundan uzak tutmak günümüz ebeveynlerini bir hayli zorlamakta.

Marka tutkusu genel itibari ile bu yaş için sadece özenmekten ibarettir; ‘……gibi olmak’ ya da ‘…..’ya benzemek’ için gerçekleştirilen bir eylemdir.  Bu davranışı, kimlik arayışındaki gençler hem kendilerini bir oluşuma ait hissetmek hem de kendilerini ifade etme arayışı sebebiyle sergilemektedirler.

Ancak kimi ailelerde ergenlik dönemi ve hatta öncesinde yaşama dahil edilemeyen sınırlar, ergenlikte marka tutkusu ve benzeri konularda aile içi çatışmalara yol açabilmekte ve hatta gençleri olumsuz davranışlar sergilemeye yöneltebilmektedir.  Bu davranışlar aile bütçesinden izinsiz para almak, doğruyu söylememeye başlamak ya da sahip olmak istenilen eşyaları izinsiz almak ve anne baba ile ilişkilerde sorun yaşanması olarak örneklendirilebilir.

Bu hassas dönemde siz ebeveynlerin yapabilecekleri şu şekilde örneklendirilebilir:

  • Öncelikli olarak çocuğunuzu koşulsuz kabul ettiğinizi göstermelisiniz. Başarısı veya güzelliği sebebi ile sevilmediğini anlamalı.  Bu sayede başkaları ile ilişkilerini de bu duygusal tecrübe üzerinden kurabilir.
  • Beğendiği pop kültür imajları ile dalga geçmeyin.
  • Güvenlikleri için hayatları hakkında bilgi sahibi olun ancak mahremlerine de saygı duyun.
  • MODEL OLUN!
  • Onları bir birey olarak sıklıkla karşınıza alın gerek gördüğünüz konular hakkında sohbet edin. Dinlemiyor ya da hak vermiyor gözükeceklerdir, ama söylediklerinizin onlar için önemli ve davranışlarını belirleyici olduğunu unutmayın.  Bu dönemde konuşmanızın ‘marka tutkusu’ ve benzeri konularda yardımcı olma olasılığı yüksek konu başlıkları:
  • Gelecek planları, hedefleri hakkında sorular sorun: ‘İleride ne olmak istiyorsun?’, ‘Peki bunun için ne okuman gerekiyor?’, ‘Hangi üniversiteye gitmeyi hayal ediyorsun?’, vb

Bu sohbet içeriği aslında, gençlerin aşina oldukları ‘ders’ ve ‘okullar’ konuları üzerinde hayali kurulan şeylerin, onlar ile ilgili planlar yapıldığında hedefe dönüştüğü ve ulaşılmasının kolaylaştığı hakkında.  Bu ve benzeri içerikte birçok konu üretebileceğinize eminim.  Fakat sohbet zamanlarınızda bir öğretmen edasında olmamanız önemli, unutmayın.  Bu süre zarfında sizler de kendi hayatlarınıza dair (sanki anılarınızı paylaşıyormuşçasına) hayal-plan-hedef kavramlarına değinebilirsiniz.

Çocuğunuzun bir şey satın almak istediğinde (elbette yaş ve ailevi konumunuza uygun olması koşulu ile) ‘hayır’ demenize gerek yok aslında.  Sadece nasıl alınabileceği ile ilgili yol gösterebilirsiniz.  Bu yol için çocuğunuzun şunlar hakkında fikir sahibi olmasını sağlamaya çalışın derim:

  • Bu bir ‘istek mi?’ yoksa ‘ihtiyaç mı?’
  • İhtiyacım olmasa dahi almaya kararlı isen, bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?
  • Almayı istediğin ürünün fiyatını öğrendin mi?
  • Birikim kumbaranda ne kadar paran var?
  • Almak istediğin ürün için daha ne kadar para biriktirmelisin?
  • Benden destek istiyorsan, nasıl yapabiliriz, beraber bir çözüm bulmaya çalışalım.

…gibi dialoglar ile, yaşın ve çağın bir getirisi ‘marka tutkusu’ nun yoğunluğu ve zararlarını hafifletmek sizin elinizde.

Elbette, tüm bunlar için doğru model oluyor olmak ve hatta Düzenli Harçlık vermeye, Harçlıklarının 3 Kumbaraya bölüştürülmesine çok daha erken yaşlarda başlamış olmak ilerleyen yıllarda işleri çok daha kolaylaştıracaktır.

Hiçbir şey, hiç birimiz için geç değil… Güvenli yarınlar için çocuklarımıza destek olalım.

 

Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Uzm.Psk. Yegan SASIK

Paylaş