21Eki
2014
0
fft99_mf2090272

EBEVEYNLERİN ÇOCUKLARI İÇİN OKUL SEÇİMİ

Her ebeveynin okul çağına gelmiş çocuğu için düşüncesi ‘‘iyi bir okul’’ da eğitim hayatına başlamasıdır. ‘‘İyi bir okul’’ ile kastedilen fiziki şartları iyi olan, sınıfları kalabalık olmayan, öğretmenleri öğrenci ile ilgili olan, yemekleri iyi olan, tuvaletleri temiz olan ve daha bir çok özelliği barındıran bir mekandır. Aslında sözü edilen, çocuğun hangi şartlarda eğitim alacağıdır. Özellikle ‘‘titiz’’ olarak tanımlanabilecek ebeveynler, çocuklarını okula kayıt ettirmeden önce bir çok seçeneği gözden geçirip ‘‘en iyisini’’ bulmaya çalışırlar. Bunun için de ciddi enerji sarf edebilirler. Söz konusu çocuğun geleceği olduğundan, bu durum onları düşündürmektedir.

Çocuk tarafından okula bakıldığında ise, ilk defa aileden ayrılıp sosyalleşeceği yer olan okulda aradığı kimlerle arkadaşlık edebileceğidir. Oturacağı sıra, sınıftaki öğrenci sayısı onu çok ilgilendirmemekle birlikte, bunun bir yetişkin kadar bilincinde değildir. Teneffüs zili çaldığında bahçeye koşmak onun daha çok ilgisini çekecektir. Fiziki şartları iyi olarak tanımlanabilen bir okulda, kendini bir arkadaş ortamı içinde bulamayan, arkadaşlık kuramayan çocuk için okulun hangi okul olduğu önemli değildir. Arkadaşlık kuramayan çocuğun, bazı durumlarda okul başarısı da düşebileceğinden aileler çoğunlukla çocuğa sana bu kadar masraf ediyoruz neden paralarımız boşa gidiyor türünden bir yaklaşım, çocuğu ikinci bir defa yaralayabilir. Çocuğa maddi olarak çok masraf ediyor olmak, çocuğun okulda başarılı olacağının garantisi olarak düşünülmemelidir. Okulun şartları ne kadar iyi olursa olsun, kendini okula adapte edememiş ve ilişki kurmakta sıkıntı çeken çocuk akademik anlamda kendini gösteremeyebilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığında çocuğu eleştirmek yerine, onunla konuşup neler hissettiğini öğrenmek, gerekirse profesyonel bir destek almak yerine bir adım olacaktır.

Kendi akademik yaşantısında başarılı olmuş bir ebeveynin çocuğunun da aynı başarıyı göstermesini beklemesi ile, akademik yaşantısı parlak geçmemiş bir ebeveynin çocuğundan üstün başarı beklemesi arasında dışarıdan bakıldığında pek fark yoktur. Her iki durumda da, çocuk ebeveynden ayrı bir bireydir ve kendi kişilik özellikleri vardır. Çocuğu iyi tanımak, çocuğun becerilerini, ilgi alanlarını bilmek, çocuğa akademik yaşantısında destek olmak, çocuğu sadece çok pahalı bir okula gönderip, üstün başarı beklemekten çok daha önemlidir. Ebeveynler çocuklarının eğitim hayatlarından sorumlu oldukları gibi, çocuk bir sıkıntı yaşadığında ona çözüm aramaktan da sorumludurlar. Yıkıcı eleştiri yerine, çocukla sağlıklı iletişim kurmak önemlidir. Ayrıca eğitim hayatı eşittir ailenin kendi şartlarını zorlayarak çocuğu pahalı bir okula yazdırması olarak düşünülmemelidir. Çocuğun öğrenme kapasitesi, psikolojisi, ilgi alanları ve daha birçok faktör okul başarısını etkilemektedir. Çocukların eğitimine, isteklerine ve ihtiyaçlarına harcanacak para miktarı ebeveynler tarafından belirlendiğinden, çocukla kurulan iletişimin para odaklı olmamasına özen göstermek gerekmektedir.

Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Uzman Psikolog Aslı Çoban

Paylaş