03Kas
2014
0
unnamed (1)

ÇOCUKLARA AHLAKLI OLMAYI ÖĞRETMEK

Ahlak gelişimi bireyin, toplumun değer yargılarını benimsemesi ve içinde bulunduğu çevreye adapte olmasına katkı sağlamayı amaçlar. Birey çevreye uyum sağladıkça, kendi ilke ve değer yargılarını oluşturacaktır. Ahlak gelişimi, evrensel ilkeler, doğru ve yanlış, hak ve adalet kavramlarıyla bağlantılı olarak bireyin kendi doğru ve yanlışlarını geliştirir. Kişinin çevresinden gelen tepkilerle ilişkili geri bildirimler ise ahlak kurallarına temel olur. Çocuğun ahlak kurallarını ilk öğrendiği yer aile ortamıdır.  Çocuk hangi davranışın iyi, hangi davranışın kötü olduğunu ailesinden öğrendikçe, ahlaklı olmaya yönelik bir şablon oluşturacak, zaman içinde de buna uygun davranmaya başlayacaktır.  Bazı kurallar her şeyden bağımsız evrensel kurallardır. Bunların içinde sevgi, doğruluk, yardımlaşma, dürüstlük sayılabilir.

Çocukların adalet ve ahlak ile ilgili düşünceleri hem kendi olgunluk seviyeleri hem de çevresinin etkisiyle değişiklik gösterebilir. Ahlaki gelişim düzeyi bir anlamda çocuğun olayları yorumlayabilme kapasiteleri ile de ilgilidir. Yani bir çocuğun örneğin 10 yaşında olması, onun ahlaki kuralları bilip, ona uygun davranacağının göstergesi değildir. Bireyin içinde bulunduğu sosyal ortam, öğrenme geçmişi ve ahlaki kurallarla ilgili deneyimleri ahlaki gelişim için önemlidir.

Ebeveyn olarak her anne baba, çocuğu iyi ahlaklı olsun, doğruları söylemeyi kendine ilke edinsin, arkadaşları ya da kendinden yardım isteyen biri olduğunda ona yardım edebilsin, paylaşımcı olsun vb. davranışları göstermesini ister. Çocukların davranışlarında ailelerin kendilerine davranış biçimleri belirleyici olabilmektedir. Çocuk ebeveyninden ne görüyorsa aynı şekilde davranacaktır. Evde anne ya da baba telefon çaldığında çocuğa ‘’annem evde yok’’ dedirtiyorsa, çocuk da yetişkin dönemde bu davranışları normal kabul edecek, böyle davranmakta sıkıntı görmeyebilecektir. İkili ilişkilerinde yapmak istemediği bir davranış karşısında neden yapmak istemediğini açıklamak yerine, durumu kurtaracak doğru olmayan bir davranışta bulunabilecektir. Para ile ilişkili durumlarda da aynı şey söz konusu olabilecektir. Kendi çıkarları doğrultusunda, örneğin ticaret yapılıyorsa rakamlarla ilgili tutarsız konuşmalar da ahlak gelişiminde sıkıntının işareti olarak gösterilebilir. Bazen sırf karşıdaki insan üzülmesin, incinmesin diye de doğruları söylememeyi tercih edebilir birey. Aslında böyle düşünerek, karşı tarafın yerine düşünülmüş olunduğundan bu davranışın hem ahlaki hem de düşünsel olarak doğru olmadığını görmek mümkündür.

Öyle ise, ebeveynler olarak ‘‘iyi ahlaklı’’ olmasını dilediğiniz çocuğunuzun ahlaki gelişimine katkı sağlamak amaçlı evrensel boyuttaki ahlaki kuralların yanında, aile içinde, çevre ile ilişkili olduğunuz insanlarla ilişkilerinizde tutarlı olmayı ön planda tutmakta faydalı olacaktır. Çocuğa karışık mesajlar gitmemesi adına tutarlı davranmak, yapmak zorunda olmadığınız işler için bahaneler üretmek yerine, uyun bir dille işin iç yüzünü anlatmak zahmetli ama yapılması uygun düşen davranıştır. Unutulmalıdır ki, çocuk yetiştirmek bir bütündür, bir tarafı tamamlamaya çalışırken, diğer bir tarafın eksik bırakılması özellikle de davranışların sebebinin açıklanmaması, çocuğun da bu yönde doğru olmayan tutumlar sergilemesine neden olabileceğinden, istediği koşulda istediği gibi davranmasından ebeveyn olarak bireylerin kendi davranışlarını gözden geçirip, telafi etmenin yollarını araması gerekmektedir.

Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Uzman Psikolog Aslı Çoban

Paylaş