21Eki
2014
0
140460957

ALIŞVERİŞİN VE PAHALI OLMANIN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ

Alışveriş, satın alma ve sahip olmayı arzuladığımız ürünlere dair bu işin uzmanlarının uyguladığı stratejiler üzerinde uzun uzadıya konuşulup, yazılabilecek konular.

Günümüzde tüketim alışkanlığı almış başını gidiyor.  Aylık kazançtan kat be kat fazla meblağlarda satın alınan ürünler, gelen kredi kartı dokümanları da cabası.  Peki sorun sadece az kazanıp çok harcamakta mı yoksa çok kazansa da çok harcamak bir problem mi?  Ya da herhangi beğendiğimiz bir ürünün aynı özelliklerde fakat daha uygun fiyatta olanı varken neden daha pahalı olanını seçiyor ya da ona sahip olmayı arzuluyoruz?

Önce alışveriş ile ilgili kendini durduramama, ihtiyaç olunmadan kontrolsüzce satın alma davranışına değinecek olursak, bu durum psikoloji literatüründe ilk olarak ‘oniomania’ olarak tanım bulmuş, sonrasında ‘kompulsif alışveriş’ şeklinde ele alınmıştır.  Kompulsif alışveriş tanımında kasıt kişinin satın alma davranışını durduramaması,  bireysel çıkarlarını gözetmeksizin bu davranışı sergiliyor oluşudur.

Bu davranışı sergileyen bireyler sıklıkla bu durumu ruhsal bir sıkıntı olarak görmektense finansal bir sorun olarak ele almakta, dolayısı ile bir ruh sağlığı uzmanından destek talep etmektense, bir bankacı ya da finans uzmanına yönelmektedirler.

Bireylerde kompulsif satın alma davranışı çoğunlukla tek başına değil, bir başka ruhsal sıkıntı ile görülmektedir.  Depresif, yüksek kaygı yaşanan dönemlerde görülme sıklığı daha yüksektir.  Ancak burada bireylerin kişilik yapılanmaları farklılık yaratmaktadır.  Elbette kaygı ve depresyon belirtileri gösteren herkes aynı davranışları (kompulsif satın alma vb) sergilememektedir.  Kişilik yapılanmalarının da etkisi ile depresyon ve/veya kaygı yaşayan bu kimseler alış veriş davranışı ile streslerinin azaldığını düşünebilir-hissedebilirler.  Tıpkı kimi kişilerin sıkıntılı dönemlerinde daha çok yemek yiyor oluşu gibi.

Bu gibi kişiler, bu gibi dönemlerde alışveriş merkezlerinde uzun saatler geçirir, ihtiyaçları olmayan birçok yeni ürün satın alır, bütçelerini zorlar ve mali sıkıntı içine girerler.  Kişiler davranışlarının mantıksız olduğunu bilir ancak kendilerini engelleyemezler.

Bu gibi süreçlere dair; kişinin ‘sahip olma arzusu’ nun kaygıları ve üzüntüleri nasıl ve neden azalttığı ile ilgili birçok şey söylenebilir.  Ancak herkes için çözümleme elbette farklı olacaktır.  Dolayısı ile bu gibi dönemlerde bir ruh sağlığı uzmanından destek alınması en sağlıklı ve işlevsel çözümdür.

Gelelim ‘pahalı olanın’ çekiciliğine.

Kaliteli olduğu, özellikleri ve dayanıklı oluşu gibi işlevsel cevaplar bir yana neden satın alanlar olarak pahalı olana sahip olma arzusu çoğunlukla ağır basıyor?

Sonuçta alışveriş yaparken her bir ürün için ayrıntılı karşılaştırma analizi yapmıyor ve istemiyoruz değil mi?

Peki o halde işlevselliklerinin haricinde, aynı özellikte olsalar dahi neden pahalı olan daha çekici buluyoruz?

  • Elbette pazarlama dehalarının etkisi altında olmamız birinci neden.
  • Pazarlama dehalarının sunduğu ürünü değil, o ürünün bize sağlayacağını düşündüğümüz prestij ve statü.
  • Diğerlerine benzeme arzusu.

Alışveriş davranışımız ve sahip olma arzularımız bizlere maddi-manevi zarar vermediği müddetçe, herhangi bir problem teşkil etmeyen, çağın getirisi olan sistem ve insani duygulardır.  Ancak mali yönden güçlük yaşanıyor ve alınan her şeye rağmen kişideki huzursuzluk hissi yok olmuyorsa, daha doğrusu kişi alışverişi bu huzursuzluğu yok etmek amacı ile gerçekleştiriyorsa profesyonel destek alınması en doğru karar olacaktır.

 

 

                                                                                                                                                             Hedef Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

                                                                                                                                                                                                  Uzman Psikolog: Yegan SASIK

Paylaş